21 Mayıs 2015 Perşembe

22.04.2015 Kokino-Stone Dolls-Lesnovo

22.04.2015 Kokino-Stone Dolls-Lesnovo
               

           Mariola’nın planladığı bizede sadece onun çılgınlıklarına katılma eylemini gerçekleştirmenin kaldığı bir olay J Fazla bir şey yazmayacağım kısaca gittiğimiz yerlerin tarihinden bahsedeceğim ...Müthiş bir gündü ...Teşekkürler J


Kokino ; NASA ya göre Avrupanın en eski inşaatı durumunda ... Ve güneşin batışı ile doğuşu hakkında çok anlamlı bir hikayeye sahip . Aynı Mimar Sinan’nın Mihraban Sultan Camii de yaptığı olay gibi . Güneş belli bir zamanda Kokino’nun merkezinde bulunan birine göre önce sağda kalan iki taş arasından doğuyor ve sonra sol da kalan iki taş arasından batıyor ... Kaç bin yıl önce yapılan bu yapının tarihi  ve konumunun yüksekliği , manzarası beni çok etkiledi ... 












               Stone Dolls ; Bilime göre volkanik kayalıkların şekillenmesiyle ve orada şekillenen kayalara isimlerin verilmesi çok ilginç. Hikaye sanırım bir aşk hikayesi  yapılara damat, gelin gelinin babası annesi şeklinde isimler verilmiş ... Önceleri 140 tane olduğu yazıyor kitapta ama ben  o kadar olduğunu düşünmüyorum ... İlginç bir yer J









                     Lesnovo; Küçük bir köyün adı olarak geçiyor ... 12.yy da yapılan kilise ve okul halen tarihi dokusunu korumakta . Kilisenin içerisine girdiğimizde yapılan işlemeler gerçekten beni çok etkilemişti. Daha sonra orada bulunan mağraları gezdik . Mağralar jeomorfoloji döneminden kalma ... ve gerçekten baya büyükler ... içlerinde bulunan tekerlek şeklinde yontulmuş bir sürü taş vardı ve başlanıp bitirilmemiş yine bir sürü aynı şekilden vardı . Bunlara tam olarak bir anlam veremedim J










19.04.2015- Berovo Gezisi ...

19.04.2015- Berovo Gezisi ...     


            Buraya geleli bir hafta oldu ve acayip yorgunuz ama hiç durmadan gezmeye devam ediyoruz . Hoşgeldin partisinde tanıştığım  Seven  T.( Seven Kocani de yaşayan Romenlerden biri . Kocani de bulunan diğer EVS brosunda mentorluk yapıyor. Daha öncede Türkiyeye gitmiş ve güzel bir şekilde türkçe konuşuyor.)  Baya aktif  birisi ve sürekli bir aktivite yapan  biri . Bizimle birlikte Berova’da bir piknik düzenledi.  Kocani’den bir taksi ayarladık (Serdar Abi ). Berovo’dan mangal malzemelerinide alıp Berovo Branaya (Braj-Göl) gittik.
Gölün hemen yanına yapılmış olan Aurora Hoteli Savaş(Edip) bize tanıttı. Savaş daha önce burada çalıştığı için İçeriye girme imkanımız oldu . Gerçekten müthiş bir doğa hoteli , kafa dinlemek için doğayla iç içe olmak için bire bir diyebileceğim güzel bir mekan. 

https://www.facebook.com/pages/Aurora-Resort-Spa/227096513986482

Savaş bizi gölün yanına kadar götürdü ... bana Bolu’yu anlatan bir ortamı vardı . Kendimi Bolu da gibi hissettirdi J Savaş’ın dediğine göre bu bölge Makedonya’nın en fazla çam ağaçlarının  bulunduğu bölgesiymiş ve doğal olarak çok temiz bir havası var.
                Savaş’ın kuzeni Levent  Saksofonunu getirmişti , Seven da orata kendine küçük bir batari yaparak ...Bize  küçük bir konser verdiler J
                Burada sucuklar ve tavuk etleri biraz farklı geldi bana ... Sucuğunu sevdim diyebilirim ama tavuk çok hoşuma gitmedi açıkcası .
                Piknikten sonra Berova da Romen mahallesinde Seven’ın diğer akrabalarıyla tanıştık . Hani sıcak kanlı olursun buyur edersinde bu kadarı da olmaz dedirten bir sıcak kanlılıkları var burada ki insanların . Benim hoşuma giden yönleri ise Makedonya da türkleri temsil ediyoruz demeleri aslında kendi ırkları Türk değil ... Ama Osmanlı zamanından burada kaldıkları için Osmanlı torunlarıyız demeleri benim çok hoşuma gitti ... Ve türkçe konuşma şiveleride gerçekten çok tatlı J
                Ama hem ülkenin durumu itibariyle hem iş olanaklarına bakılarak buradaki insanların geçim mücadelesi ve hayatla olan savaşı daha zor ... evet bazı şeyler ucuz olabilir  ama  gerçekten yardıma muhtaç çok insan var ... Hayata bakış açımı değiştiren konulardan biride aslında bu durumdu .
                ŞÜKÜR...












3 Mayıs 2015 Pazar

Strumica-EVS Training


                 Strumica-EVS Training
         Sitrumica ya yolculuk şehirler arası otobüsü kullandığım ilk yolculuğumdu . Burada otobüsler gerçekten çok eski ve biletlerde koltuk numarası yok neresi boşsa oraya oturuyorsun . :D yollar çok kötü değil bazı yerlerde çalışmalar yapılıyor  ve ileride daha iyi olur sanırım . Gece geç yattığım ve sabah erken kalktığım için kafamı cama vura vura gittim :D

         Sitrumica eğitim 3 gün , Ulusal ajansın ayarladığı ve makedonyada ki bütün uzun dönem  gönüllülerin katıldığı bir eğitimdi . Burada 3 gün EVS nedir ? Gönüllülük nedir? Gerçekten güzel ve dolu dolu bir eğitim geçti . Ama ingilizcem çok iyi olmadığı için anlamada ve fikirlerimi aktarmada biraz sorun yaşadım ve bunu yaşamam aslında benim ingilizce öğrenmeme daha çok katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu tarz zorluklar yaşamalıyım ki daha çok ingilizce öğrenme hevesim olsun ... Farklı farklı bir sürü aktivite yaptık burada sadece yüzeysel  geçiyorum ama gerçekten 3 günü dolu dolu yaşadım. Fotoğraflarla gösteriyorum size :D 










http://tr.wikipedia.org/wiki/Ustrumca

İKİNCİ GÜN - HOŞGELDİN PARTİSİ ...:)

İKİNCİ GÜN - HOŞGELDİN PARTİSİ ...:)
            İlk gün gerçekten dolu dolu geçirdim  ve acayip yoruldum.  Ama anlamadığım bir durumda şu ertesi gün 08:00 da uyandım (horoz sesiyle) sonra 10 a kadar yatakta  oyalandım . Sonra biraz ekmekle birlikte reçel yedim . Kızılhaç günü olduğu için pazarteside tatilmiş ve akşam bize hoşgeldin partisi yapmaya karar  verdiler . Parti için alışveriş yaptık ... Herkes kendi ülkesine ait yemekler yaptılar gerçekten çok farklı tatlar var dünyada J ... sonra Julia , Miro ve ben koşuya çıktık ... Miro en erken pes eden oldu . Julia profesyonel koşucuymuş . Kendisi fransız ama kanadaya falan koşmaya gitmiş ve birkere bile yorulduğunu görmedim ... yaklaşık 1 saat hiç durmadan koştu ... ben ara ara durdum dinlendim yürüdüm ama Julia ile birlikte tamaladım koşuyu sonra evin bahçesinde açma germe hareketleri yaptık. Birbirimize bildiğimiz farklı hareketleri gösterdik ve onları uyguladık ve bunu sürekli yapmaya karar verdik .

            Akşam hoşgeldin partisi , Mariola’nın tanıdığı herkes partiye gelecekti bizim tüm hazırlıklarımız tamam. Sonra herkes yavaş yavaş gelmeye başladı ve tanışmalar konuşmalar müzik dans falan derken gece çok extrem bişiy olmasada gayet iyiydi . Seven’le tanıştım . Seven burada yaşayan müslüman romenlerden . Daha öncede buraya Türkiyeden gelen gönüllülere yardımcı olmuş  ve bu şekilde türkçesini çok geliştirmiş . Burada Seven ile baya vakit geçireceğimi düşünüyorum baya sıcak kanlı birisi . Bizim dışımızda yaklaşık bi 10 kişi daha vardı evde :D Sohbet muhabbet ....Ertesi gün erkenden Sitrumica ya gidecektik 6 da kalkmamız gerekiyordu. Hala ben nereye geldim yada ben neredeyim sorusuna cevap arıyorum :) 

Hoşgeldin Partisi

İLK GÜN :)

 İLK GÜN :) 


EVET , gelelim Makedonya’ya ; İstanbul – Üsküp uçuşundan sonra Üsküp havaalanına uçakla inerken bir karşılaştırma yaptım Türkiyeyle , Makedonya  baya gerimizde (belki 20-30 yıl) . Uçaktan  indik ( Yurdanur ve ben) . Havaalanında herhangi bir problem yaşamadık .  Neden geldin Makedonya’ya ? Ne kadar kalacaksın? Vizen varmı? Makedonyada nereye gideceksin? Şeklinde soruları yanıtladıktan sonra içeriye girdik ...Makedonya ve Türkiye arasında 1 saat fark olduğunu unutan Tihomir (Makedonyadaki derneğin patronu ) bizi hava alanında biraz bekletti. Havaalanında  Makedonyalı ama türkçe konuşabilen bir amca bize yardımcı oldu sağolsun bizim telefonlarımız çekmediği için o Tihomir’i aradı ve 5 dakika sonra içeriye gireceğini söyledi . Sonra Tihomir geldi ve bavullarımızı arabaya yerleştirdikten sonra  Üsküpten Kocaniye doğru yola koyulduk . Tihomir’le tanıştıktan sonra  projenin ne kadar eğlenceli geçeceğini ve ingilizcemi gerçekten geliştirebileceğimi söyleyebilirim . Tihomir çok sıcak kanlı ve tane tane ingilizce konuşan nazik bir beyfendi . Yaklaşık 1,5 saat sonra Kocani’ye vardık. Ben hiç bu kadar uzun ingilizce konuşmamıştım daha önce (ingilizce kursunda bile). Sonra çalışacağımız ofise gittik , sonra Tukish Kebap yedik ( köftelere kebap diyorlar ) ben gayet beğendim ve bir porsiyon 1,5€ ‘idi ve sanırım 10 tane köfte vardı. Sonra kalacağımız eve gittik . Gerçekten çok güzel bir ev bodrum katıyla birlikte 3 katlı bir villa gibi . Gönüllüler en üst katta kalıyormuş bizde oraya eşyalarımızı bıraktık . 12.04.2015 Pazar olduğu için evdeki diğer gönüllüler dağa yürüyüşüne  gitmişler .
Biz eşyaları yavaş yavaş yerleştirmeye başladık ve yaklaşık 1 saat sonra diğer arkadaşlarda geldi . İlk Tanıştığım kişi Miro . Miro slovakyalı ve benim gibi 10 aylık gelen bir gönüllü ama 6 aydır buradaymış. Sonra diğer arkadaşlarda geldi . Evde toplamda 4 Fransız ,1 Polonyalı ,1 Slovakyalı ve bizle birlikte 8 kişi olduk. Oda arkadaşım Killian Fransız . Killian ‘nın ingilizcesi bendende kötü ama vücut dili ve google translateyardımı  ile anlaşabiliyoruz. Ama evde genel olarak ingilizce konuşuluyor ve sanırım Killian’ dan sonra benim ingilizcem diğerlerine kötü J Onlar geldikten sonra burada ki hayatımın aslında ne kadar eğlenceli olacağını ve dolu dolu geçeceğini gördüm diyebilirim. Ama 3 hafta sonra 4 Fransız ve 1Polonyalı gideceği için şimdiden üzülmeye başladım . Onlarda dışarıdan geldikleri için akşam yemeğini dışarıda yemeyi düşünüyorlarmış ve üstüne bizde geldiğimiz için birazda bizim için yeni bir mekana akşam yemeğine gitmeye karar verdiler . Bizede uymak düştü. Akşam yemeğinde ortaya iki büyük salata tepsisi aldık ... Kocani’de ve Makedonya’da  salatalar çok meşhur (özel yiyecekleri diyebilirim) . Gerçekten salatalar süper ve hayatımda ilk defa akşam yemeğinde ekmek yemeden sadece salatayla doydum :) Alkol çok ucuz burada 250 ml lik bir kola ile 500 ml bira aynı 50 denar yani 0.8 € falan oluyor.  Yaklaşık 3 saat akşam yemeğimiz sürdü ve ardından ani bir karar alıp diskoya gitmeye karar verdik . Ve Kocaninin çok ünlü diskosuna AQUA’ya gittik . Bilmiyorum hangi gönüllü bu kadar eğlenceli bir  ilkgün yaşadı acaba J Gerçekten kendime bir kaç kere ben neredeyim yanlışmı geldim diye sordum ... bizimkiler vodka redbull ben sadece redbull sonra 04:30 da eve girdik .


Ağzı açık ve selfiyi çeken kişi benim J




                               Ünlü salataları (4 kişi doyduk bunla :) )













Birşeyler yazmaya karar verdim :)

Birşeyler yazmaya karar verdim :)
On aylık bir AGH (EVS) projesinin  başlangıç haftasını tamamladım ve ilk haftada neler yaşadıklarımı sizinle paylaşacağım. Ama önce projeye neden başvurdum ? Neden Makedonya? Neden on aylık proje ? Kabul edilmem ve gitme işlemlerimi kısaca anlatmak istiyorum.
Bundan 7 veya  8 ay öncesine kadar AGH hakkında hiçbirşey bilmiyordum . Yaşadığım bazı olumsuz durumlar beni farklı şeyler araştırmaya  yönlendirdi (kısacası her hayırda bir şer , her şerde bir hayır vardır) . AGH (EVS) hakkında birçok makele okudum ve birçok kişide hayatlarına neler kattığını gördüm(okudum) . Askerde olmama rağmen araştırmalarıma sürekli devam ettim en sonunda liseden bir arkadaşımın bu tarz projelere gönüllü gönderen bir kuruluşta çalıştığını öğrendim . Sezgin CANBASOĞLU ve dernek yöneticisi Faruk Abi ( şimdiden herşey için teşekkürler proje bitiminde inan size daha çok teşekkür edeceğim.) Sezginle birlikte hangi ülkelerin ve ne gibi projelerin olduğunu ve başlangıç  tarihlerine göre sıralamalar yaptık . Motivasyon mektubu ve CV oluşturduktan sonra başvurularımızıda yaptık. Benim başvuru yaptığım ülkeler aslında İtalya ,Romanya ve Litvanya ‘idi . Ama bazı problemlerden dolayı bu ülkeler olmadı ve bir anda Makedonya projesi ortaya çıktı ve benim askerlik bitim tarihi ile çok iyi uyuşuyordu (yani tam bana göre bir proje) . Hemen başvuru yaptım ve daha sonra internet üzerinden görüşme yaptık . Aslında çok iyi ingilizcem yok konuşmada baya zorlanıyordum ama istekli olmam ve projenin biran önce başlaması için kabul edildim.
Soru1: Neden EVS ? : okulumu bitirdim ve askerliğimide bitirmiştim ve yetersiz olduğum ingilizcemi geliştirmek istiyordum . Makedonyada ingilizce gelişirmi diye bende önce kendime sordum ... Birşey daha vardı aslında  GEZMEK , farklı bir ortamda yabancıların olduğu yerde yaşamak ... farklı fikirler edinmek ... Bende hiç düşünmedim J 
Soru2: Neden Makedonya ? : ucuz olması benim için çok önemli ailemden destek almadan Balkanları gezebileceğimi düşünüyorum . Ve Osmanlının buralarda nasıl bir iz bıraktığını görmek istiyorum.
Soru3: Neden on aylık bir proje ?: çünkü hem ingilizce hem gezmek için yeterince vaktimin olmasını istedim herşeyi kısa bir zamana sıkıştırmak yerine geniş  geniş rahat birşekilde yapmak daha iyi olacak sanırım . Birde benim projem WEB TASARIMI  olduğu için bu alanda da kendimi geliştirmek istiyorum .  Photoshop ,HTML ve C programlama dillerini  yavaş yavaş burada öğrenebileceğimi düşünüyorum.
 Benim yaşadığım şehir Kocani