27.06.2015 - Karen ve
Gary'nin Mağarasında Bir Gece
Hayatım da yaşadığım en güzel
deneyimlerden birini daha geride bıraktım .
Öncelikle Karen ve Gary’den yine
kısaca bahsetmek istiyorum. Karen ve Gary buraya yaklaşık 2 yıl önce Amerika’dan gönüllü (pisco volunteer) olarak
gelmişler Kocani’nin Zrnovci Köyü’nde yaşıyorlar. Önümüzde ki Kasım ayında
Amerika’ya geri dönecekler. Karen ile burada ki organizasyonum sayesinde
tanıştım. Karen buraya gönüllü gelenlere İngilizce dersi veriyor ve dolayısıyla
benimde İngilizce Öğretmenim. Karen ile tanıştıktan sonra Gary ile tanışmam zor
olmadı. Karen , Gary’nin eşi. Karen ile ilk tanıştığımda aynı Tihomir ile ilk
tanıştığım an gibi gerçekten çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Mükemmel bir çift
ve gerçekten hayata bakış açılarına hayranım. Bu arada Gary’nin Makine
Mühendisi olması beni daha çok etkiledi.
64 yaşında ki bir insanın hayata bakış açısı ne olabilir diye sorsalar ,
cevap çok farklı olmaz sanırım. Şahsi görüşüm, Gary’nin yaşayış tarzı nadir
insanlarda bulunan bir hayat tarzı.
26.06.2015 tarihinde diğer gönüllü arkadaşlarla
Zipline’na binmek ve kısa bir hiking yapmak için gelmiştik buraya. Bu benim
ikinci gelişimdi buraya. Gary bana
burada kaldığını ve mükemmel zaman geçirdiğini söyledi. Bende kalmak istediğimi
söyledim ama önce uyku tulumu almam gerektiğini söylediğimde. Gary bana ,
burada zaten bir tane var almana gerek
yok onu kullanabilirsin dedi ve yerini gösterdi. Hemen o an karar verdim yarın
burada kalabilirmiyim diye sordum. Gary , tabikide istediğin zaman gelip kalabilirsin
dedi. Bende karar verdim yarın burada
kalacaktım...
YAPMAK İSTEDİKLERİNİZİ
ERTELEMEYİN ... ARAYA ZAMAN GİRİNCE BAZI ŞEYLER DEĞİŞMİŞ OLABİLİR...
Eve geri döndüğümde ne götürmem
gerekiyor diye düşündüm ve bir liste yaptım.
Malzemeler:
1)
Mum (3 Adet)
2)
Çakmak
3)
Su Kaynatma Kabı
4)
Bıçak ve Çakı , çatal ve kaşık
5)
Tava ve Güveç
6)
Fazladan saklama kapları ve alüminyum folyo ve
Kupa
7)
Sucuk,Ekmek,Soğan,Patates,Biber,Salatalık,Zeytin,Peynir,Bulgur,Sıvı
Yağ,Kuru Üzüm,Bisküvi ve Erik
8)
Kazak,Pijama,Penye, T-shirt ,Şort ve Terlik
27.06.2015 Kocaniden - Zrnovci köyüne taksi ile
yaklaşık 10dk da gidebiliyorsunuz. Taksi ile köye geldim. Geldiğim
saatte(14:15) hava baya sıcaktı ve
yaklaşık 35-40 dk yürümem gerekiyordu benim için baya yorucu olacaktı Oruçlu
olduğum için . Ama pes etmedim J
Keçi gitmeden önce bi selfi çek dedi kıramamdım J
Koçani’yi de çekeyim bi şöyle J
Oruçlu olmam beni baya yordu ...
bulutlarda baya güzel görünüyormuş yaww J
Sonra yürüyüşe başladım. Yaklaşık
40 dk yürüdükten sonra Mağaraya ulaştım.
Mağaranın içini görmektesiniz ... Evet Mağara çok içeri gitmiyor ama yeterli :)
Mağaranın dışarıdan görünüşü...
Önce ataşi nereye yakacağıma
karar verdim ateş yerini yapmak için
biraz taş topladım. Gary’nin önceden kullanmak için topladığı taşları
kullanmadım. Ateşin etrafını biraz derin yaptım ve iki tane ince ve yüzeyi
geniş olan iki kaya ile biri tava için diğeride güveç için iki adet koyma yeri
yaptım. Ve önemli olan ikisinin altında da dışarıdan odun eklemek için
boşluklar bıraktım.
Ateş yakacağım yer ve masam :)
Sonra biraz odun topladım ve
onları küçük parçalar haline getirdim. Bu hazırlıkları bitirdikten sonra daha
önce Facebook’ta gördüğüm taşları dengeyi sağlayarak üst üste koyma oyunu ( ben
ona denge oyunu dedim ) oynadım. Gerçekten çok iyi stres attırıyor. Tam
tamamladım derken yine bir sorunla
karşılaşıp devriliyor. Biraz sinir oluyor insan ama tekrardan yaparak o sonucu
görmeyi daha çok istediğim için pes etmedim. J
İki adet yaptım baya zaman geçirdim onları yapmak için ama gayet mutlu olmuştum
bitirdikten sonra J
Farklı açılardan çektim sadece iki tane yaptım :)
Gerçekten bitirdikten sonra mutlu oldum :)
Denge oyunum :)
Daha sonra içinde bulunduğum bu
küçük cenneti Tabiatın kitabı olan Kur’an ile birleştirdim. Çok fazla
okuyamasamda şükretmeme ve tefekkür (Tefekkür,
günahlarını, mahlukları ve kendini düşünmek Allahü teâlânın yarattığı şeylerden
ibret almaktır.) etmeme çok vesile oldu burası.... Hayatta güzel
olan her şey bir gün gidiyor... Baki olanı anmak sevmek gerek...
Bir gün bende o 4-5 metrelik yere dalmayı düşünüyorum :)
Evet açlık başıma vurmaya
başlamıştı artık ama iki saatim daha vardı iftar için . Ama yavaş yavaş
hazırlıklara koyulmalıydım. Kendime çok güzel bir masa yaptım. Çok geniş ve
ince bir kaya buldum ama sanırım Gary onu bir yerde kullanmak için ayırmış ve
yontmuş olabilir, olsun masa için kullandım sadece sorun olmayacağını düşündüm
. J Su kaynatmak için
küçük konserve kutusuna bir sap yaptım.
Aldığım üç mumu, birini masaya
yerleştirdim, ikincisini yatacağım yere çıkmam için hafif bir yokuş var onun
hemen yanına meşhale şeklinde yerleştirdim ve üçüncüsünü yatacağım yerin yanına
yerleştirdim.
Sonra hava kararmadan yatağımı
yapmaya karar verdim. Gary buraya iki
tane depo gibi şeyler yapmış bunların
içinde kendine ait araç gereç ve elbiseleri var . Bunların üzerini de çok iyi
bir ölçü ile tahtalarla kapatmış. Mat ve uyku tulumunu tahtaların altından
çıkardım ve düzenledim . Sonra bana ait bütün elbiselerimi yatağın yanına
taşıdım.
Çok güzel görünmüyor mu ? :)
Artık gelelim yemek faslına ;İki
patates ve iki soğan sardım alüminyum folyoya köze atmak için. Sonra ateşi
yaktım yaklaşık 19:00 da çünkü benim ihtiyacım olan közdü ve ateşe ilk başta
baya odun koydum. Ateş yanerken bende Güveci hazırlamaya başladım. Güveç nasıl
yapılır bilmiyorum daha öncede böyle bir deneyimim olmadı her şeyi koydum içine
. Sırası ile sıvı yağ , biraz soğan , biraz biber, baya sucuk J , bulgur ve domates
sonra biraz su kattıktan sonra alüminyum folyo ile çok iyi bir şekilde sardım
güveci.
Ateşi yaktım odunların köz olmasını beklerken su ısıtma kabıma sap yaptım :)
Güveç hazırlıkları ...
Patates ve soğanları iftardan 40
dk önce ateşe koydum. Aynı zamanda da Güveci , önceden hazırladığım yerlerden
birine yerleştirdim. Yaklaşık 25 dk kalada sucuklu yumurtayı yapmaya başladım ve
aynı zamanda da suyu kaynaması için ateşe koydum.
Mükemmel görünüyor .
Evet iftar vakti geldiğinde
sucuklu yumurtalara saldırdım ve gerçekten çok lezzetli olmuş . Bu sucuktan ilk
defa alıyordum ve gerçekten çok iyiymiş. Tavayı temizledim hemen geri kalan
sucukları da sahur için pişirmem gerekiyordu ateş varken onuda yapmaya başladım.
Yorumsuz ...
....
Asıl merak ettiğim Güveçti ...bu
arada papatya çayımı da yudumlarken gayet bir rahatlama hissediyordum J Tavaya sucukları
yerleştirdikten sonra Güveci ateşten aldım . Gerçekten kendime inanamadım
mükemmel bir tadı vardı. Ama yinede unuttuğum bir şey vardı “ Sarımsak “ onuda
bir sonraki kampımda unutmayacağım. Bu şekilde bile ben acayip mutlu oldum.
Belki oruçtan dolayı olabilir ama gerçekten lezzetli olmuştu ya J
Güveççççç...
Sonra ateşten soğan ve
patatesleri çıkardım. Aslında en çok özlediğimde bunlardı uzun zamandır
yiyemiyordum. Soğumalarını beklerken Güveci yavaş yavaş bitirmeye çalışıyordum.
Ateşteki sucuklarda pişmişti artık onları da paketledim Sahur için.
Ateş sönmeye başladı ve derenin
karşı tarafında bana, hoş geldin buraya
der gibi ateş böcekleri çoğalmaya
başladılar. Masada ki mumu büyük bir ateş böceği mi sandılar anlamadım bir anda
masaya bir hucum etiler ve muma tırmanıyorlar ateşin etkisinden geri dönüp
gidiyorlar bu şekilde bir çok ateş böceği geldi gitti J bana sadece izlemek kaldı.
İlk soğanın alüminyum folyosını
açtığımda ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Bu arada tuz almadığımı o anda
farkettim. J
Tuz çok fazla tüketmediğim için almamışım. Ama yinede soğanları ve patatesleri
acayip bir mutluluk içerisinde yedim. Tatlı olarak kendime kuru üzüm ve Eti
Cici bebe bisküvisi getirdim. Meyve olarak da erik almıştım.
Mum tamamen bittikten sonra çay ve bisküvi süper
bir ikili oldular arada kuru üzüm ve
erikten de yiyerek su sesini dinledim ve karşı taraftaki ateş böceklerini
seyrettim ...
Hava biraz soğumaya başladı ve
bir iki damla yağmur damlayınca bende her şeyi toplayıp yatağın olduğu yere
geçtim. Çay ile bisküviyi bitirdikten sonra acayip bir yorgunluk çöktü... o
kadar çok şey yedikten sonra...
Heryer zifiri karanlık sadece
dans eden ateş böcekleri ve suyun çıkardığı mükemmel bir ses ... Bende uyumaya
dinlenmeye karar verdim saat 02:00 da tekrar uyanacaktım Sahur için. Hemen
uyumuşum ...
Gece sahura kalktığımda gerçekten
bir an korktum her taraf karanlık ateş böcekleri de yok yada ben göremedim.
Sonra yanımda ki mumu yaktım . Suyun sesini biraz dinledikten sonra Sahur için
hazırladıklarımı çıkardım. Sucuk ekmek ikilisi ve salatalık yedim. Kalan kuru
üzümleri de bitirdim gayet doymuştum zaten çok acıkmamıştım. J Sonra suyumu da
içtikten sonra tekrar uykuya döndüm. Hava hafif soğuktu ama ben uyku tulumunda
terlemiştim. J
Saat 04:30 gibi hava yeni yeni
aydınlanmaya başladığında kuş sesleriyle uyandım. Mükemmel bir atmosfer ve
sadece seyretmeye başladım . Etrafı seyrederken uyuyakalmışım.
Sabah olmuş :)
Saat
07:30 gibi tekrar uyandım ve kalkıp biraz gezmeye karar verdim . Derenin
kenarından ilerleyerek gidebildiğim yere kadar gitmeye karar verdim. Son olarak
bir yerden geçerken kayıp düştüm ama bir yerden tutunduğum için oradan geri
döndüm . J
LIFE IS A LONG WAY TO RUN ...
LIFE IS A GAME
Sonra yine yatağa döndüm ve
o arada oturmaya başladım. Bu sefer kuş sesi değilde cırcır böceklerinin sesini
dinlemeye başladım. Ve mağaranın içine
girip çıkan 3-4 tane Leopar Desenli Kelebekleri seyrettim. Ama bir türlü çok
güzel fotoğraf çekemedim çünkü sürekli hareket halindeydiler.
Çok güzel yakalayamadım ama :(
Derenin kenarında buldum bunu :)
Sonra yine 2 saat daha uyudum. J
Gary’ye yardımcı olmak için
dereden kum çıkardım biraz. Gary mağaranın içine soba yapıyor , bunu taşlardan
inşa ediyor bu yüzden kuma ihtiyacı var , büyük bir kısmını bitirmiş . Son
olarak üstünü kapatacak ve boru takacak . Bende bundan sonra haftada bir gün
buraya Gary’ye yardım etmek için geleceğim.
Zipline bir gün öncesinde
bindiğim için onla pek ilgilenmedim ve tek başıma düzeneği kuramayacağımı
düşündüm o yüzden vazgeçtim ama sizinle
bir gün öncesinden bir video paylaşacağım...
Yaşadıklarıma güzel bir deneyim
daha ekledim ...
Yaşayış tarzınız içinizi yansıtır
. İçinizdeki çılgını çıkarmanız dileğiyle ...
Geri dönüş yolunda çoban köpekleri selamladı beni :)
Bunları da köyün girişinde gördüm :) hoş değiller mi ?
Sevgiyle kalın...














































































