1 Ekim 2015 Perşembe

11.09.2015-22.09.2015 BALKAN TURUM :)





Hayatımda yaşadığım en güzel deneyimim diyebilirim... Çadırımla ve otostopla gezdim. 

Sırasıyla :

Üsküp'ten akşam yola çıktığım için otobüsle Priştine'ye geçtim ..

1. Gün: Kosova -Priştine - City Park'a çadır kurdum :) Ertesi gün şehir merkezini gezdim ...Dönerleri Süper :) 

2. Gün: Kosova - Prizren – Sultan Murat Kışlasında 5 bardak çay içtikten sonra Albayın söylediği Kaleye çıktım ve burada gün batımını seyrettim. Kalede kalmaya kararlıydım ama birilerine sormak istedim.”birinden izin almam gerekli mi? Diye” sonra birine sordum, sanırım bariz Türk olduğum anlaşılıyor nerelisin dedi. Türküm deyince Kardeş bende Türküm dedi. Orbay Subay. O da birliğe yeni katılmış bir hafta olmuş geleli ve kaleye ilk çıkışı olduğu için onunda pek bilgisi yoktu kamp yapılır mı yada izin almam gerektiği hakkında. Sonra başka birine soralım bakalım dedik. Türkçe konuşan bir abiye (Muhammed Abi) Abi ben burada kalacağım bir sorun olur mu yada birinden izin almam gerekiyormu dedim. Yok kardeşim ben buralıyım burada büyüdüm hiçbir sorun olmaz kalabilirsin dedi. Ama neden burada kalıyorsun gel bizim evde kal dedi. J Ve Muhammed Abinin evinde kaldım. Balkanlarda gördüğüm en misafir perver aile ve gerçekten çok sıcakkanlılar. Herşey için tekrardan çok Teşekkür ederim Muhammed abi ... Projem bitmeden tekrar sizi ziyaret edeceğim inşallah.

3. Gün: Arnavutluk - İşkodra - Bir zamanlar Osmanlının da hüküm sürdüğü İşkodra Kalesinde tek başıma kaldım :D Aslında beni gururlandıran birolay oldu burada Kalenin girişinde ki görevliden bilet alırken sordum.“ Ben bu gece burada kalmak istiyorum, çadırım var dedim.” Görevli amca Nerelisin diye sordu. Türküm dedim. Tamam o zaman sen kalabilirsin dedi. Az bir Türkçesiyle. Akşam 21:00 den sonra kapıları kitliyorlar ve içeriye kimse giremiyor. Mükemmel bir deneyim oldu benim için...

4. Gün: Karadağ - Bar - Sahile çadır kurdum küçük ama gerçekten çok şirin bir şehir ...Sahil de çadırda kaldığım ilk kampım :D Adriyatik denizinin tadına ilk burada baktım. 

5. Gün: Karadağ - Budva - Adriyatik merkezi olan bir şehir ... eski şehir dedikleri kısımlar beni benden aldı ...kirli eşyalarımı yıkamak için hostelde kaldım. Güney Koreli bir amcayla tanıştım ve hayat hikayesini dinle fırsatım oldu. Montenegronun en güzel şehri diyebilirim. 

6. Gün: Karadağ - Kotor - Sırf tepeye çıkmak için eşyalarımı bırakmam gerekiyordu ve birde eski şehirlere Budva da hayran olmuştum o yüzden eski şehrin içinde bir hostele eşyalarımı bıraktıktan sonra zirveye tırmandım :D Budva beni çok etkilemişti ama taki Kotor da zirveye çıkana kadar. 4 saat yukarı yürüdükten sonra zirveye ulaştım. Yol üzerinde tanıştığım iki Sırp arkadaşla birbirimizi motive ederekten bitirdik. Havanın sıcak olması ve terlediğimiz için sonraında deniz mükemmel geldi... Güney Koreli amca beni takip ediyor o da geldi Hostele :D Bir ilginç iki Polonyalı kızla tanıştım. Onlar da benim gibi otostopla ve çadırda kalarak geziyorlarmış. Bu şekilde gezerek hem aynı amaçta olan insanları görmek sizi çok motive ediyor ve mutlu oluyorsunuz. Hayat hikayelerini dinlemek ve farklı hayatlar görmek gerçekten beni çok heyecanlandırdı.

7. Gün: Bosna Hersek - Mostar - Burda macera başladı :D Kotordan 09:30 da başladığım otostop yolculuğum 18:30 da hala yürüyordum ve birilerinin beni almasını umut ediyordum :D içimden hep söylüyordum bugün çok çabaladın bunun karşılığını alacaksın diye :D ve bir araba durdu ..sonra kısa konuşmalar ve onlar sordu " Where are you from ? " ben dedim Turkey ... " Kardeş bizde Türküz diyince nasıl mutlu olduğumu anlatamam ... Orçun Vedat Özgün ve Yüksel Ersen abilere gerçekten çok teşekkür ediyorum :D Burda aslında öğrendiğim en güzel şey UMUDUNU ASLA KAYBETMEMEK:) sonrası...Mostar köprüsünün karşısında kamp yaptık. Aslında bu Makedonya ya geldiğim ve buraya gelebileceğim için benim önemli bir hedefimdi ve onu başardım. Ertesi gün erken kalkıp Blagaj Tekke ye gittik. Burada önceden dervişlerin kaldığı mükemmel mimarisi olan evler var. Ve onlardan birinin yanında dağ gibi bir kaya var. O kayanın altında Mostar Köprüsü’nün altından geçen suyun kaynağı bulunuyor. Sonra da Saraybosna yolculuğumuz başladı...Yol üzerinde Konjic diye küçük bir kasabaya uğradık.

8. Gün: Bosna Hersek - Saraybosna - Burada akşama kadar gezdik ve Belgrad için yola koyulduk. Aslında benim planlarımda Tuzla şehrinide ziyaret etmek vardı oradan da Novisad a geçmeyi düşünüyordum ama abileri bırakamadım :D ve uzun zamandır böyle bir maceraya ihtiyacım olduğunu düşünüyordum :D 

9. Gün: Sırbistan - Belgrad - Orçun abinin arkadaşların eve geldik ..Çok ilginç insanlardı ve gerçekten çok farklı karakterde insanlarla tanıştım :D o geceyi Belgrad ın en güzel Diskolarının birinde nehrin üzerinde ki platformdan güneşin doğuşunu bekleyerek geçirdim :) Belgrad’a neden “Küçük İstanbul” dediklerini o gece daha iyi anladım.

10. Gün: Arnavutluk - Tiran -Elbasan - Ertesi gün Yüksel abinin Türkiye'ye uçağı vardı ve Tirandan kalkıyordu ... Belgrad’tan sonra bütün gece aracın içindeydik :D ve yaklaşık 12 saat yolculuk yaptık ve bunun sebeplerinden biri GPS’te kısa görünen ama engebeli olup olmadığını bilmediğimiz bir yola girmemiz ve yaklışık 4 saat herhangi bir insanla karşılaşmamamız çok ilginç bir tecrübe oldu. Tabi Orçun Kaptan yolların boş olmasını kullanarak güzel bir macera yaşattı bizlere. J Sonunda  Karadağda Ulçin'e Orçun abinin evine gelip biraz dinlendik sonra Tiran a geçtik. Yüksel abiyi bıraktıktan sonra Orçun abiyle Tiran da bir Türk pastanesi bulduk ve simit ayran yedik :D beni bıraktığında arabanın kilometresi 1550 km idi :) Ben de şehir merkezini gezdikten sonra Elbasan a yola çıktım. Sonra Elbasan ı gezdim ve oradan Ohrid e geçip kamp yapmayı düşünüyordum ama yine otostop benim için biraz zorlaşmaya başlamıştı ki ve sonrasında iki Alman gezginle tanıştım ve onlarla daha hızlı bir şekilde Ohrid'e ulaştık

11. Gün: Makedonya - Ohrid - Kamp yapacak plaj arıyorduk ve Peştani diye bir yere kadar geldik ama bu bölgedeki plajların hepsi özel ve sezon kapandığı için sadece özel müşterilere açtırıyorlarmış ... Biz şansımızı deneyelim dedik ve sorduk sonrasında sahibi burada uyuyabilirsiniz dedi ve sonrasına söyleyecek birşey bulamıyorum :D Yaklaşık 1 saat gölden çıkmadım :) Ertesi gün evime benim şehrime Kocaniye geldim ... Kocani ye gelirken; Ohrid-Bitola, Bitola-Prilep, Prilep-Veles, Veles-Stip ve Stip-Kocani 5 farklı araç değiştirdim ve bunların 4’ünde uyudum. J Stip-Kocani arası kısa olmasaydı orada da uyuyabilirdim.

Birşey yapmak istiyorsanız bugün yapmalısınız ...Yarın değil .


Kısaca yazdım şimdilik daha sonra uzun bir şekilde yazacağım ...

NOT: Toplam 60€ harcadım. (2 gece Hostel de kaldım ve 2 kere de otobüse binmek zorunda kaldım. Bunlar toplamda: 27€) EK:Başlangıçta yanıma yiyecek depolamıştım biraz. J

Sevgiyle kalın.

















































































































































































































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder